18 Aralık 2023 - Pazartesi

Şeb-i Arus x Müzikle Nefes Çemberi x Hepsi Bir

Konya, Karatay
Şeb-i Arus x Müzikle Nefes Çemberi x Hepsi Bir

Etkinlik Detayları

*hepsi bir; müzikle nefes çemberi •

bu yer ve göğün arasında her gün darma dağılan olan alemde,
bir nefes’de kavuşacağız can’a, canan’a,
bir nefes’de açılacağız kainatın sırrına,
görünür olanın ardını açan kapılara..
özlemin dindiği, kutsal buluşmalara..

bu çember; kendini müziğin sonsuz aleminde kaybedecek olan ruhumuzu sesin ardındaki Prana ile buluşturacak. müzik ve nefes’in el ele birliğe uzanan dingin keşif yolculuğuna seni de bekliyoruz

all in one; a musical breath circle
 december 18, 2:00 pm hiçhane

in the realm where the world crumbles between earth and sky every day, we will meet the self and its beloved one through one breath.
in this very breath, the mystery of the universe will unfold, what is beyond the visible will reveal itself.
we will be marching towards the venues for secret meetings.

this circle will connect our soul with the Prana behind the sounds, in which we will lose ourselves.

we invite you to the tranquil journey of discovery where music and breath join unity hand in hand. 

18 Aralık 2023 Pazartesi 14:00

18 Aralık 2023 Pazartesi 17:00


hiçhane insan merkezi, Aziziye Mh. Sokullu Mehmet Paşa Sk. No:6, Karatay, Konya


Haritada Gör

Etkinlik Organizasyonu

hiçhane • insanmerkezi
hiçhane • insanmerkezi

hiçhane’nin hikayesi, miladi takvimle 2012, hicri takvimle 1433 senesinde başladı. doğunun esrarengizliğinin batının akılcılığına kavuştuğu Anadolu topraklarının merkezinde, Konya'da, Mevlana Celaleddin Rumi Türbesi'nin yanıbaşına inşa edilmiş 80 yaşında bir binada dünyaya gelen hiçhane, değişen, gelişen ve dönüşen organik mekan olma özelliği ile yıllar içerisinde bir insan misali serildi serpildi. her daim ana akıma mesafeli, kurumsal kimlik baskısına karşı güçlü durdu. kendi yolunda kendi bildiğince ilerledi. özgür ve özgün bir gelişim sürecinde bir han misali, dünyanın dört bir yanından kendi yolculuğuna çıkmış yolcuların uğrak merkezi haline geldi. her gelen hiçhane’ye dokundu, kendinden izler bıraktı. insanlar hiçhane’den, hiçhane ise insanlardan beslendi. zaman içerisinde hiçhane, birbirine oldukça uzak sosyo-kültürel kesimlerden gelen insanların bir araya gelip sohbet edebildikleri, müzik yapabildikleri, kendi gelişimleri için gerekli olan özgür alanı bulabildikleri, benzersiz hayat yolculuklarını yargılanmadan birbirleri ile paylaşabildikleri, insan olmanın ortak dilini keşfettikleri bir hane haline geldi. hiçhane kendini tanımladıktan, pozisyonunu alıp sınırlarını esnekliğini kaybetmeden belirledikten sonra, hayat bulduğu Anadolu’nun bilgeliğini okuma yolunda ilerledi. bir mekan olarak yaşamsallığını kültürel temeller üzerine değil, evrensel temeller üzerine oturttu, alma-verme dengesini “aşk” ile tutturdu ve bugüne değin hayatta kalmayı başardı. ekonomik sınırların içerisinde kendisini hapsolmuş hissetmektense, bu sınırlara rağmen prensiplerinden ödün vermemenin, her daim aşkın gücü ile üretmenin ve değerli olanı korumanın karşılığını aldı. hiçhane’nin varoluş hikayesi, cesaretin, merakın, deneyimin, emeğin, neşenin, coşkunun, kısacası aşkın izinde yaşamış olan bilgelerin ve erenlerin izinde ilerleyen ve hem doğuda hem de batıda aşkın güneşini doğurmaya niyetli insan’ların ellerinde yazılmaya devam ediyor. hiçhane, tükettiğinden daha fazla üretmeye gayret göstererek, sanatı ilahlaştırmaktansa yaşama dahil ederek, söylenmemiş sözleri söylemeye özen göstererek günümüz insanına ve tüm mekanlara örnek oluyor. omuzlarımızda taşıdığımız görünmeyen heybemizi kadim mirasların klasik değerleriyle doldurmaya ve önceki nesillerin geleceğin sonsuzluğa uzanan patikasına serpiştirdiği ekmek kırıntılarını fütüristik ve çağa uygun bir düsturla takip etmeye davet ediyor. çünkü hiçhane ilk gününden bugününe kadar yalnızca tek bir şeye inanıyor; “aşk olsun gerisi zaten olur” diyor.