Duymadıkların Burada!

Ordu Robotlara Emanet!

ABD ordusu üs güvenliği için "robot köpekleri" test etti. "Vision 60" tipi robotlar, askeri üslerin çevrelerinde keşif, tespit ve haritalama gibi birçok görev icra etmek üzere Gelişmiş Muharebe Yönetim Sistemi'nin parçası olarak geliştiriliyor. ABD Hava Kuvvetleri, birçok dijital teknolojiyi kapsayan Gelişmiş Muharebe Yönetim Sistemi'ni denerken karada üslerin güvenliğinde görev alması planlanan "robot köpekleri" de test etti. Hava Kuvvetleri, farklı bölgelerde bulunan Amerikan kuvvetleri arasında gerçek zamanlı veri toplama ve paylaşma ağı sağlayacak Gelişmiş Muharebe Yönetim Sistemi'ne yönelik yapmış olduğu testte,Rus seyir füzelerinin taklitlerini tespit etme ve havada vurma denemelerinin yapıldı. Bunun yanında testte 5G, 4G, bulut bilgi işlem sistemleri, yapay zeka gibi birçok yeni teknoloji kullanılarak gerçek zamanlı veri dolaşımı denendi. "Vision 60" tipi robotlar, askeri üslerin çevrelerinde keşif, tespit ve haritalama gibi birçok görev icra etmek üzere Gelişmiş Muharebe Yönetim Sistemi'nin parçası olarak geliştirililirken köpeğin ergonomik yapısına yakın bir tasarıma sahip robotun, dijital veri aktarım kabiliyetinin yanı sıra esnekliği ve hızı bakımından da daha önce kullanılan insansız kara araçlarına göre daha gelişmiş olduğu belirtiliyor. Pentagon yapmış olduğu açıklamada, söz konusu Gelişmiş Muharebe Yönetim Sistemi'nin geliştirilmesi için 5 yıl içinde 3,3 milyar dolar harcamayı planladığını dile getirdi.

Ekonomide Bizi Neler Bekliyor?

2021'de Dünya ve Türkiye ekonomisinde bizleri neler bekliyor?

ABD'deki Başkanlık seçimlerine doğru uluslararası ilişkilerin durumunu, Dünya ve Türkiye ekonomisindeki ince ayarları, tehdit ve fırsatları , 2021'de bizi nelerin beklediğini 30 Eylül Çarşamba günü saat 10'da Soli Özel, Gizem Oztok Altınsac ve Prof. Dr. Ümit Özlale'den dinleyeceğiz.

Bu Etkinlik ''Kendine'' İyi Gelecek

Klinik Psikolog Beyhan Budak ile 4 hafta sürecek ve atölye anları ile sınırlı kalmayacak dolu dolu bir akışa hazır mısın? Kendine İyi Davranmak Ne Demek?, Zehirli İnsanları Nasıl Tanırsın?, Sınırları Yeniden İnşa Etmek: Hayır Diyebilmek ve Aktif Kabullenme başlıklarında gerçekleşecek atölyeler seni bekliyor. 22 Eylül-13 Ekim haftası hayatında fark yaratsın istiyorsan tüm ayrıntılar için link bio’da. Hemen kaydol!

Trump’un Adaylığı Herkesi Şok Etti

ABD Başkanı Donald Trump, Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterildi. Geçen yıllarda Kuzey Kore-Güney Kore arasındaki normalleşme sürecine katkıları dolayısıyla takdir edilen Trump, bu yıl başta Türkiye olmak üzere birçok ülkenin tepki gösterdiği Birleşik Arap Emirlikleri-İsrail anlaşması yüzünden aday gösterildi. Norveçli sağcı siyasetçi Christian Tybring-Gjedde, ABD Başkanı Donald Trump’ı Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterdi. Birleşik Arap Emirlikleri ile İsrail’in diplomatik ilişkilerinin normale dönmesi ve ticaretin tekrar başlamasına yönelik anlaşmada arabulucu olan ABD’nin hamlelerinin önemli olduğunu söyleyen Tybring-Gjedde, “Trump’ı aday gösterdim bunun için de 3 sebep var. Birincisi ülkelerle ilişkiyi güçlendirdi, bunu müzakere ederek gerçekleştirdi. Silahları ve askerleri azalttı. Orta Doğu’daki askeri gücü azalttı. Üçüncü kriterim de barışı desteklemesi ve büyük çabalar göstermesi” dedi.

Felaket: Tam 1 Milyon İnsan!

İnsanlığı bekleyen ekolojik felaketlerle ilgili de çarpıcı bir rapor yayınlandı. Rapora göre, hızlı nüfus artışı, gıda ve su kıtlığı ile doğal afetler nedeniyle 2050 yılına kadar 1 milyardan fazla insanın yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalabileceği öne sürüldü.

Gerilim filmlerini andıran ve Ekonomi ve Barış Enstitüsü (IEP) tarafından hazırlanan ekolojik tehlikelerin değerlendirildiği raporda, 2050 yılına kadar dünya nüfusunun 10 milyara yükselmesi, doğal kaynaklar için mücadelenin artarak çatışmaları körüklemesi bekleniyor.

Rapora göre, Sahra Altı Afrika, Orta Asya ve Orta Doğu gibi tehlike altındaki bölgelerde yaşayan yaklaşık 1 milyar insan 2050 yılına kadar göç etmek zorunda kalabilir. 2019 yılında çevre olayları ve çatışmalardan dolayı 30 milyon civarında kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.

IEP’nin kurucusu Steve Killelea, “Bunun yalnızca gelişmekte olan ülkeler için değil, gelişmiş ülkeler için de devasa sosyal ve siyasi etkileri olacak. Kitlesel göç sonucunda gelişmiş ülkelerin çoğuna mülteci akını olacak” dedi.

Artık Bastonlar Bir Rehber

Werteloberfell tarafından geliştirilen Sense Five, Görme Engelli Kullanıcıya Dokunsal Bildirimlerle Rehberlik Edecek.

Teknoloji ve inovasyonun birleşimi sağlık alanında olumlu gelişmelere sebep oluyor. Alman tasarım stüdyosu Werteloberfell, Sense Five ile dokunma duyusunu kullanarak görme engelli kullanıcıları güvende tutacak bir çözüm öneriyor. Bu akıllı bastonun temel özelliği, kullanıcının yoluna çıkacak engelleri ona yüzey değiştiren pürüzlü sapıyla önceden haber veriyor.

Sense Five, kullanıcının çevresine dair sürekli veri toplamak ve engelleri algılamak üzere entegre bir görüntü tanıma sensörü kullanıyor. Ayrıca bel hizasında olan ve hızlı hareket eden engelleri tanıyabiliyor. Ortama dair öngörülü bir model oluşturmak için gerçek zamanlı trafik verilerini toplayabiliyor. Tüm bu veriler bastonun sapındaki yüzeyin değişimleriyle kullanıcıya iletiliyor.

Sense Five düzenli olarak belirli bir yüzey değişikliği ile kullanıcıya şarj durumunu anlatabiliyor. Şarj seviyesi düştüğü zaman, entegre USB-C bağlantı noktası, harici güç kaynakları veya halka açık elektrik prizleri aracılığıyla şarj edilebiliyor. Evde kullanıcının cihazı kaybetmeden kolayca bulabileceği bir saklama konumu olarak da işlev gören duvara monte bir aparatla şarj edilebiliyor.

Eğlenceye Kırmızı Eylem

Pandemi süreci ile birlikte sarsılan ve desten bulamayan Eğlence/ Etkinlik sektörünün temsilcileri sosyal medya profillerini kırmızıya dönüştürmeye başladı. Koronavirüs sürecinde hiçbir destek almadan ayakta kalmaya çalıştıklarını belirten sektör temsilcileri, sosyal ve sektörel farkındalık oluşturmak için kırmızı profil eylemini başlattıklarını duyurdular.

Etkinlik Endüstrisi temsilcilerinin yaptığı açıklama şu şekilde yer aldı;

“Önümüzdeki 7 gün boyunca profilim kırmızı renkle aydınlatılmış olacak. Etkinlik / Eğlence sektöründe kendilerine ait olmayan hatalar ve mevcut süreç nedeniyle işsiz kalan insanlarla dayanışma/birlik içinde olacağız. Bir çoğumuz hayatının büyük bir kısmını ‘sevdiğimiz işi yaparak yaşama’ noktasına ulaşmak için harcadık. Yani “artık sadece bir iş bul!” sözü gerçekten bizler için geçerli değil. İşlerimizi sıfırdan inşa ederken yıllarımızı harcadık. Zaman, para, daha fazla zaman, daha fazla para ve sürekli yıpranmalarımız bizi bugünlere getirdi. Başarısız olursak, bunun nedeni “BİZ” yani kendimiz başarısızlığa neden olduğumuz için olmalı. Herhangi bir yardım olmadan kapatılmaya zorlandığımız için değil. Bu iş bizim tutkumuz. Bu bizim rüyamız. Sevdiğin işi yaparak yaşamanın rüyası. Biz bunu becerdik ve gülümsemeye en çok ihtiyaç duyanlar için gülümsemeler yaratmaya devam edeceğiz.”

Birçok sanatçının da destek verdiği eylem büyük yankı buldu.

Blokzincir Nedir? Kripto Para Nedir? Öğrenmenin Tam Zamanı

Blokzincir- Kripto Para ve Merkeziyetsiz Finans Eğitimi sana çok şey katacak!

Bu eğitiimde blokzincir uygulamaları ve kripto paralar, çalışma prensipleri, özellikleri, iş modellerine etkileri ile düzenleme otoritelerinin konuya yaklaşımları üzerine bilgi aktarmak ve tartışma ortamı yaratmak amaçlanmaktadır.

Ayrıca katılımcıların blokzincirin oluşmasını, işlemlerin kayıt edilmesini, dağıtık yapıda takip edilmesini, madencilerin tüm sistemin işlemesini sağlamadaki motivasyonlarını, kripto paraları, akıllı kontratların kullanımını, ICO gibi projeye fon toplama yöntemlerini, merkeziyetsiz finansı ve iş modellerine etkilerini içselleştirmeleri hedeflenmektedir.

6 Ekim Salı günü benzersiz bir deneyim yaşamak için hemen tıkla!

Ekonomi de Yatacak!

ABD merkezli Zephyr Aerospace firması, ekonomi sınıfı yolcularının yatabilecekleri yeni bir uçak koltuğu tasarladı.

Uzun uçak yolculuğunun ekonomi sınıfına bıraktığı sırt ve boyun ağrılarını bitirmek amacıyla yola çıkan Zephyr Aerospace, her bir ekonomi sınıfı seyahatsever için uçak yolculuğunu daha keyifli hale getirmeyi amaçlayan bir girişim ortaya koyuyor.

Zephyr, yolcuların uçarken uzanmalarını sağlayan yeni bir uçak koltuğu tasarlıyor. Zephyr Aerospace web sitesinde yazdığı yazıda havayolu koltuklarının çoğunun 1970’lerden beri değişmediği, tüm ekonomi sınıfı koltukların %99’u dik olarak sabitlendiğini ve uyumanın imkansız olduğunu dile getiriyor. Uzun süre doğal olmayan duruşların insan bedenini zorlayacağını ve sağlığa zarar verebileceğini de ekliyor. Yolcuların tamamen düz uzanmalarına veya bacakları tamamen uzatılmış olarak dik oturmalarına da olanak tanıyor. Yolcuların isteğine bağlı olarak da OLED ekranlar ve karartma perdeler de seçenekler arasında bulunuyor. Bu yeni koltuklarla ekonomi sınıfın rahat bir yolculuk geçirmesi planlanırken, koltukların bilet fiyatlarına yansıyıp yansımayacağı merak konusu.

Yenilgileriniz Size Ne Kattı? Ne Katabilir?

Toplum ve öğretiler bizi başarıya hazırlama konusunda ne kadar cömertse yenilgileri başımız dik, bilinçli ve bilge bir zihinle ve biraz mizah katarak karşılamamıza destek verme konusunda o kadar eli sıkı.

Bu ders hayatın bu temel konusuna felsefe, psikoloji, sanat ışığında bakarken, duygularımızı ve geçmişimizi sorgulamamıza da aracı oluyor. Hemen yerini ayır, hayatına başarısızlıklarına bambaşka açıdan bak!

Ofisin Cebine Giriyor

Strategy Analytics’in çalışması 2022 yılına kadar dünyadaki tüm iş gücünün %42,5’inin mobil çalışanlardan oluşacağını gösteriyor.

Esnek veya uzaktan çalışma, verimliliğin ve çevikliğin artırılıp sabit genel giderlerin azaltılması gibi avantajlar iş hayatını uzun süredir meşgul eden konular. Strategy Analytics’in araştırmasının üzerine Tecla’nın araştırma sonuçları ise uzaktan çalışmanın şirketlere çalışan başına yılda ortalama 11 bin dolara varan tasarruflar sağlayacağı yönünde. Aynı araştırmaya göre, çalışanlar da evden çalışarak yılda ortalama 7 bin dolarlık tasarruf sağlayabilecek.

Mobil cihazların artması ve online hizmetlerin çoğalmasıyla mobil çalışmanın yaygınlaştığına dikkat çeken uzmanlar, yapılan araştırmaların geleneksel iş yapış modellerinin değiştiğini ve bu değişimin kalıcı olacağını gösterdiğini belirtiyor.

Instagram Yenileniyor, Kalabalıklaşıyor

Instagram, alışverişi ve Reels'i öne çıkaran yeni giriş ekranını test etmeye başladı! Yeni tasarımların ekran yoğunluğu dikkat çekiyor.

Instagram, giriş ekranına yeni alışveriş ve Reels bölümleri eklemeye yönelik testlere başladı. Firma bu kapsamda "uygulamayı kullanan insanları ve içerik oluşturucuları, videoları ve alışverişi temsil eden üç tasarımı" ortaya çıkardı. Instagram, benzer bir yeniliği Brezilya, Hindistan, Almanya ve Fransa'da deniyordu. Ancak bu son testte alışveriş bölümünün de belirli kullanıcılara açıldığı anlaşılıyor. Üç seçenek, birbirinden biraz farklı görünüyor ancak üçü de Reels'i ve alışverişi öne çıkarıyor. Yeni düzenlerden birinde Reels, Gezinti sekmesinin yerini alıyor. Alışverişin yerini ise "Aktivite" bölümü alıyor. Bir başka tasarımda ise altı kısayolun tamamı (Giriş, Gezinti, Reels, Alışveriş, Aktivite ve Profil) alt çubuğa sıkıştırılıyor. Bu tasarımda yeni gönderi oluşturma düğmesi, sağ üstte görüntüleniyor.

Instagramın bu yoğun kullanımı, Facebook'un Instagram üzerindeki etkisi güçlendikçe daha da artıyor. Kullanıcılar ise Instagram’ın gitgide Facebook’a benzemesinden oldukça rahatsız olduklarını dile getiriyorlar.

Dekolte Varsa Müze Yok

Fransa'nın dünyaca ünlü Orsay Müzesi'nde bir kıyafet skandalı yaşandı. Jeanne isimli kadın kıyafetinin dekoltesi sebebiyle müzeye alınmadı. Olayın sosyal medyada yayılması üzerine tepkileri üzerine çeken müze yönetimi özür diledi.

Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan Orsay Müzesi, yaşanan talihsiz bir olayla sosyal medyanın gündemine oturdu. Daily Star’ın haberine göre Jeanne isimli 22 yaşındaki bir kadın, arkadaşıyla birlikte müzeyi gezmek istedi. Biletlerini alan ve girişe doğru ilerleyen ikiliden Jeanne güvenlik tarafından durduruldu. Jeanne’nin iddiasına göre güvenlik ekibi kıyafetindeki göğüs dekoltesini uygunsuz bularak müzeye girişine izin vermedi. Üzerine ceketini giymesi söylenen Jeanne, bunu uyguladıktan sonra müzeye girebildi.

Yaşadıklarını sosyal medyada paylaşan genç kadın, “Girişte durdurulunca herkes bariz bir şekilde göğüslerime bakıyordu. Beni görünüşümle yargılayan insanlarla karşı karşıya kaldım. Bütün yaz giydiğim normal bir elbiseydi. Ben sadece bir beden ya da göğüslerimden ibaret değilim” ifadelerini kullandı. Jeanne’nin paylaşımı kısa sürede hızla yayılırken, müze yönetimi de açıklama yapmak zorunda kaldı. Yaşananlardan yeni haberi aldıklarını belirten müze yetkilileri, genç kadından özür dilediklerini duyurdu.

Aşı Beklenirken ‘O’ Geldi

Çin’de korona virüsüne karşı bir aşı geliştirildi. Uluslararası kamuoyu AstraZeneca'nın aşı çalışmalarının durdurulduğu haberiyle bir şok yaşarken, Çin'den gelen haberle yeniden umutlandı.

AstraZeneca’nın üçüncü aşama testlerinde bir denekte ciddi yan etkilerin oluşması sonrası, deneylerin durdurulduğu açıklandı. Uluslararası kamuoyunu derinden sarsan bu olay sonrası alternatif arayışı hız kazandı. Bu gelişmeler esnasında Çin'de burun spreyi olarak ilk kez uygulanan bir corona virüsü aşısı, insanlı deneylerin ilk aşamasından onay almayı başardı. Çin’deki 10. aşı projesi olan çalışma, Xiamen Üniversitesi, Hong Kong Üniversitesi ve Wantai ilaç şirketi tarafından ortak yürütülüyor.

Hayvanlı testlerde denenen spreyin, corona virüsü olan farelerde akciğer hasarını azalttığı gözlendi. Söz konusu sprey, insanlı testlerin ilk aşamasında da onay almayı başardı. Projeyi geliştiren uzmanlar, burun yoluyla uygulanan bir aşının, solunum yoluyla bulaşan corona virüsüne karşı daha etkili olabileceğini düşünüyor.